GELİŞEN DÜNYADA DEĞERLERİMİZİ KORUYOR MUYUZ?

Dünya hem iyi, hem kötü yönden bir gelişmeye girmişken değerlerimizin ne durumunda olduğunu biliyor muyuz?

Türkiye çok büyük bir kültüre sahip ve elbette tarihe. Zamanla birçok şeyin üzeri örtülüyor ve bunun sonucunda değerlerimiz eskitiliyor. Gelişirken zarar mı veriyoruz yoksa yarar mı? Aslına bakarsak ikisini
de iç içe yaşıyoruz, zamanla modern kültürel mirasımızı kaybediyoruz ve kaybettirilmeye çalışılıyor .Bize atalarımızın bıraktığı kültürel miraslar zamanla suya batıyor, birçok tarihi dokuya zarar verildi, zamanla
değerlerimizi kaybediyoruz.

Geldiğimiz noktaya büyük bir değerle geldik ama insanlar arkasına bakmadan geleceğe yürüyor. Gelişirken aslında yanlış gelişiyoruz. Çünkü toplumumuz gelişirken, var olan tarihiyle, değerleriyle yürümeli. Toplumumuz büyük değerlerini kaybederken harekete geçmiyor.

Pek çok noktada yanlış yapılaşma yüzünden tarihi dokular görünmez oldu, size bunun ne demek olduğunu anlatmak istiyorum. Hasankeyf ilçesini biliyorsunuz, bizim kültürümüz için çok büyük bir yere
sahip. Hasankeyf, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve insanların yaşam alanı olan Hasankeyf 1981’de doğal koruma alanı ilan edilmesine rağmen göz göre göre suya batırılıyor.

Tarihi 12.000 yıl öncesine dayanan Hasankeyf’in yok olması demek, çok büyük tarihi çöküş demek.

Sadece tarihi çöküş değil, Hasankeyf’in sular altında bırakılması ekolojik bir yıkılış da demek. Peki nasıl derseniz hemen açıklayayım; Bir baraj için 400 kilometrelik yatağı, ekosistem, çok sayıda canlı türü sulara
gömülecek.

Lütfen bu yıkılışa sessiz kalmayın, lütfen isyanınızı dile getirin ve harekete geçin!

Kültürümüzün gözlerimizin önünde yok olmasını hep birlikte engelleyelim.

Yıllardır Hasankeyf’in yaşatılması için fazlasıyla kampanya, eylem, etkinlik düzenlense de nafile, Hasankeyf sulara teslim oldu.

 

Hasankeyf’in sular altında kalmadan önceki hali

 

Yine kültürümüze dokunanlara karşı bir örnek daha vermek istiyorum. Hatılarsanız Kapadokya’da kaçak bina inşatı yapılmaya başlanmıştı ama neyse ki durdurulup yıkılmıştı. Büyük tarihi alanlara zevk uğruna yapılan otel ve çeşitli yapılaşmalar tarihe bir ihanettir ama şu an daha birçok yer tahrip ediliyor, yukarıda bahsettiğim gibi Hasankeyf en kötü örneklerinden, daha kaç tarihi yapıya dokunulucak? Toplumumuz sesini yükseltmeli, gezip gördüğünüzün yerlerin yok olduğunu düşünün ne yapardınız? Fotoğraf mı çekilirdiniz yoksa olanlara dur demek için eyleme mi geçerdiniz? Geçmişten günümüze kadar başımıza kültürel değerlere zarar veren projeler açıldı sadece kültürel değil ekolojik olarak da bir yıkıma sebep olan projelerin durdurulması için ne kadar çok mücadele verilse de yapılmaya devam edilen yanlış projeler hem ekolojik açıdan bizi vuruyor hem de kültürel mirasımızı kaybetmemize sebep oluyor.

Hasankeyf’in yokoluş fotoğrafı

 

GELİŞİYORUZ AMA TÜRKÜLERİMİZ NEREDE?

Bir değere sahip olmak, bir ülkenin bilimle, sanatla gelişebilmesi için ancak eleştirel bakış açısına sahip, kendini geliştirebilen ve değerlerine sahip çıkan bireyler yetiştirmek ile mümkündür. Milletlerin geçmişleri, nereden gelip nereye gittikleri, hangi serüvenlerin içinden geçtikleri, geride bıraktıkları hatıralardan, izlerden öğrenilir ve bunlardan biri ülkelerin kendine özgü olan türküleridir. 

Türk Müziği Çalgıları

 

Peki gerçekten değerli türkülerimizi gelişmekte olan dünyada koruyabiliyor muyuz?

 

Türk Sanat Müziği, Klasik Türk Müziği, Geleneksel Türk Müziği, Ulusal Müziğimiz, Türk Musikîsi gibi çeşitli adlarla kullanılan değerli müzik kültürümüze bürünmek istiyorum. Sanatımıza gönül vermiş insanlar sanatımızı dünyaya yayıyor sevgi ve emekle.Bizim türkülerimizin altında hep bir hikaye vardır, kendine özgü olan, kimimizin iç sesi olan, kimimiz içinse bir anıdır.”İki Keklik”,”Gesi Bağları”,”Çarşamba’yı Sel Aldı” ve daha birçok türkülerimizin altında bir hikaye yatıyor.

Türkülerimiz bizim için çok değerli, ne dinliyorsak dinleyelim ama bu güzel müzik kültürümüzü yaşatarak, müziklerimiz bizim duygularımız, tarihimiz ve kültürümüz demek. Saygıyla ve minnetle değerli kültürümüzü nesillere aktaralım.

Saz Çalan Kadın

 

Özetle

Gelişiyoruz ama değerli kültürümüzü kaybederek, böyle olmasın. Var olan kültürümüzü yaşatarak gelişelim, nesillere kültürel mirasımızı anlatalım ve yaşatalım.

Türkülerimiz, oyunlarımız, tarihi yerlerimiz ve doğa güzelliklerimiz bizim için çok önem arz ediyor. Atalarımızın bıraktığı emanetlere saygı duymalıyız ve onları yaşatmalıyız. Ülkemizin değerlerine sahip çıkalım, modernleşiyorsak kültürel değerlerimizle modernleşelim.

Yazan: Melisa Akkuş

Kaynak

http://www.hasankeyfgirisimi.net/?lang=tr

Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Sitesi

 

Yorum yazin