Kurttan Post, KAOS’tan Dost Olur mu?

Kurttan Post, KAOS’tan Dost Olur mu?

Her dilde kelime anlamı ‘düzensizlik, belirsizlik, karmaşıklık’…

KAOS; öngörülemeyen, kontrol edilemeyen, bir neden – sonuç ilişkisi kurulamayan bu nedenle mantığın izah edemediği, karmaşık durumları ifade ediyor.

O halde başlıktaki sorunun yanıtını da vermiş oluyoruz.

Kurttan post belki ama KAOS’tan dost olmaz!

Peki, kendisine bir şans veremez miyiz?

Bilim Virüsü Topluluğu olarak Bahçeşehir Tıp Fakültesi’yle başlattığımız Bilim Virüsü Bulaşmaları’nın amacı; bilimin ışığında bildiklerimizi sorgulamak.

18 Ocak’ta düzenlenen İlk Bulaşma’nın konu başlığı KAOS 2020: Kralın Dönüşü’ydü.

Dost olma konusunda KAOS’a bir şans daha verip veremeyeceğimizi Türkiye’nin en değerli bilim insanlarından, Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Türker Kılıç ve Dr. Ecmel Ayral ile sorguladık.

Nörobilim ve toplumbilim merceğinden KAOS’a yakından baktık.

Bir gerçek var ki KAOS, içinde yaşadığımız çağa damgasını vurdu. Ekonomiden ekolojiye, siyasetten sokağa yaşamın her alanında adeta krallığını ilan etti.

İklim Krizi’nden, küresel gelir eşitsizliğinin ve teknolojinin yarattığı sosyal krizlere dek geniş bir yelpazede KAOS, hayatımızın başlıca gündemi.

Tarih boyunca en büyük mücadelesini belirsizliğe karşı veren insanlık, Post Truth yani Hakikat Sonrası döneminde, teknolojinin de yardımıyla güncellenen ve güçlenen KAOS karşısında belki de ilk kez kendisini bu denli çaresiz hissediyor.

Gelecek bir yana, bir gün sonrası için bile tek bir tahmin bile yapamamaktan yakınıp duruyoruz.

GÖRÜNMEYEN DÜZEN NEREDE?

Oysa, bilim başka bir şey söylüyor.

Örneğin Albert Einstein, ‘Evrenin en anlaşılmaz özelliği O’nun anlaşılabilir olmasıdır’ diyor.

Yani; Kaos’un ardında görünmeyen bir düzen mi var? Eğer öyleyse, bunu nasıl bileceğiz ve yöneteceğiz?

Prof. Türker Kılıç, yaşamın kendisinin bir kaotik sistem olduğunu söylüyor. İnsan, öngöremediği, elindeki verilerle anlamlı bir neden – sonuç ilişkisi kuramadığı durumları ‘Kaos’ olarak adlandırıyor. Prof. Kılıç’a göre bilim, insanın belirsizliğe karşı verdiği mücadelenin ismi.

YENİ BİR PARADİGMA

Kılıç, son dönemde yeni bir bilimsel paradigmanın başta KAOS olmak üzere yaşama dair tüm algılarımızı ters yüz edip, ezberlerimizi bozacağını söylüyor.

Bu paradigmanın adı: Bağlantısal Bütünsellik.

Özellikle son 15 yılda insan beyninin işleyişi ile ilgili yeni bilgiler keşfedildi.

Buna göre, beynimizdeki 100 milyar nöron, 100 trilyon farklı bağlantı kurma potansiyeline sahip bulunuyor. Her bir nöron, 15 bin farklı bağlantı kurabiliyor yani 15 bin farklı olasılık, çözüm yaratabiliyor.

Aynı durum genomda da geçerli. İnsanda 20 bin, muzda 36 bin gen var.

İnsanı muzdan farklı kılan gen sayısı değil genlerin birbirleriyle olan ilişkisi.

Prof. Kılıç, yaşamın yapıtaşının bilgi olduğunu belirterek, beyinde ve evrende aynı şekilde bilgi üretildiğini belirtiyor yani ‘her şey arasındaki bağlantılar’ sayesinde.

DÜZENLİ KARMAŞANIN FARKINDALIĞI

Bağlantısal bütünsellik bilimine göre, her şey içinde bulunduğu ağ ile anlamlı.

Bu durumda, anlamını çözemeyip KAOS dediğimiz bir durum, arka planda sistemin istikrarını temsil eden bir bağlantılar ağı olabilir.

Hadi istikrar demeyelim ama ortada ‘düzenli bir karmaşa’ olduğu kesin.

Prof. Kılıç’a göre, ‘kaos’ ile baş edebilmenin yolu, her şeyin birbirine bağlı olduğuna dair farkındalıktan geçiyor. Bu yaşam farkındalığı bize, dünyayı iyileştirmeye kendimizden başlamamız gerektiğini söylüyor.

Bu yeni paradigma; 21. Yüzyılda ‘zeka ve çalışkanlık’ gibi yetkinlikleri önemsizleştiriyor.

Yerini ‘meraklı, iyi ve yaratıcı’ olmak alıyor.

Dr. Ecmel Ayral’ın toplum ve kurumlar açısından ele aldığı KAOS’da şifreleri henüz çözülememiş düzenli bir karmaşa. Ayral, 21’inci yüzyılın en temel yetkinliğinin belirsizlik yani kaos yönetmek olduğunu söylerken, bunun mukavemetli yani esnek ve dayanıklı olmakla mümkün olabileceğini söylüyor.

Ecmel Hoca, kaos karşısında hayatta kalabilmek için bir formül de veriyor: 3T

  • Tahayyül – Hayal Kurma Hali
  • Tasarım – Hayalin içindeki bağlantıları kurabilme
  • Tatbikat – Hayali Hayata Geçirebilme Becerisi

Kurumlarda KAOS’un üstesinden gelebilmek, konfor alanlarını terk etmekle başlıyor.

Anlam yaratmak, bildiklerini unutmak ve yeniden öğrenmek, disiplinler arası yani birbirinden farklı alanlarda bilgi sahibi olmak, kabilecilik yani aynı değer setine sahip insanlardan takımlar kurmak başlıca yetkinlikler.

Kendi adıma KAOS’u dost olarak görmemi sağlayacak özelliği, küçük etkilerle büyük değişimler yaratabilme kapasitesi.

Bu, yaşamda iyiye dair sarf edilen hiçbir çabanın boşa gitmeyeceğini anlatıyor. Bu yeni bakış açısı, iyilik ve yaratıcılıkla dünyayı değiştirmenin mümkün olduğunu hissettiriyor.

 

Related Posts

Yorum yazin