Uzmanlar yapmayın diyor ama… Ellerimizle neden yüzümüze dokunuruz?

Uzmanlar yapmayın diyor ama… Ellerimizle neden yüzümüze dokunuruz?

Koronavirüs salgını dünyayı kasıp kavuruyor. Yetkililer yapmamız gerekenleri peş peşe sıralıyor. Bunların başında da ellerini sık yıkama ve hijyen kurallarına dikkat etme konusundaki uyarılar geliyor.
Uzmanlar her fırsatta bizlere koronavirüsün göz, ağız ve burun yoluyla vücuda girdiğini ve binlerce bakteri bulunduran ellerimizi sabunlu suyla, dezenfektan ya da kolonya gibi mikrop öldürücülerle yıkamayı ve ellerimizle yüzümüze dokunmamamız gerektiğini tekrar tekrar hatırlatıyor.
Ama ellerimiz yine de hiç farkında bile olmadan yüzümüze gidiyor.

Bilimsel veriler, vücut dilinde önemli bir paya sahip olan ellerimizi yüzümüze istemsiz bir şekilde sürdüğümüzü gösteriyor. Buna göre ortalama bir insan bir saatlik bir konuşma sırasında en az 23 kere yüzüne dokunuyor. Yani ellerimiz temiz ya da kirli olsun, kendimizi ifade ederken her 2.5 dakikada bir ellerimizle yüzümüze dokunuyoruz.

Bir araştırmaya göre insanlar henüz anne karnındayken yüzüne dokunmaya başlıyor. Hamileliğinde 24 ila 36’ıncı haftasına giren 15 anne adayında yapılan incelemede, bebekler elleri ve yüzleri şekillendikten sonra özellikle sol ellerini kullanarak yüzlerine dokunuyor. Sigara içen ya da stres yaşayan annelerin bebeklerinde el ve yüz teması normale nazaran daha fazla oluyor.

Ellerimizi yüze değdirmek duygularımızı ifadede yardımcı oluyor
Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre ise insanların istemsiz bir şekilde elleriyle çene, yanak, burun ya da alınlarına dokunmasının ya da kafalarını kaşımalarının önemli bir sebebi bulunuyor: Duyguların işleyişini ayarlamak. Kendilerinden bir hafıza testi çözmeleri istenen ve hoparlör vasıtasıyla farklı sesler dinlettirilen 10 yetişkin üzerinde yapılan deneylerde insanların ufak çaplı yaşadıkları stres anlarında yüzlerine dokundukları tespit edildi.

Akademik araştırmalarla ilgili makaleler yayımlayan Elifesciences adlı İnternet sitesinde el sıkışmayla alakalı 2015 yılında yapılmış ilginç bir deney daha bulunuyor. Bu araştırmada, bilim insanları aslında burundan alınıp verilen hava miktarını ölçmek için bir düzenek hazırlıyor ve deneye katılanlardan birbirleriyle tanışmaları isteniyor. Ortaya çıkan verilerse oldukça ilginç. Hem cinsleriyle el sıkışan birçok kişi bu hareketlerinin ardından elleriyle burunlarına dokunuyor. Verilere göre bu anda burundan geçen hava miktarı tam iki katına çıkıyor. Araştırmanın amacı burundan nefes alıp verme olsa da, birçok kişinin el sıkıştıktan sonra elini yüzü ya da burnuna dokundurduğu ortaya çıkıyor.

Bebekken yüzümüzü tanımak için elimizle dokunuyoruz
Bir başka teoriye göreyse ellerimizle yüzümüze dokunmamızın asıl sebebi insanların bebekken edindikleri davranış biçimleri. Yeni doğan bebekler yüzlerini tanımak için çoğunlukla burunlarına ve yüzlerine dokunma ihtiyacı duyuyor. Anne tarafından emzirilen bebekler acıktıkları zaman meme bulamayınca parmaklarını emiyor ya da dişleri kaşındığı zaman ellerini ağızlarına götürüyor.

Ellerimizi yüzümüze götürmemizin nedeni ne olursa olsun, tüm dünyayı saran koronavirüs ile diğer hastalıkların yayılmaması ve hasta olmamamız açısından ellerimizi düzenli şekilde temizlemek ve son dönemlerde de olsa tokalaşmaktan uzak durmamız gerekiyor. Uzman doktorlar elleri sabunla dirseklere kadar yıkamanın, ağza ve buruna su çekerek temizlemenin virüs bulaşmasını büyük oranda düşürdüğü konusunda hem fikir.

Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51947785

Related Posts

Yorum yazin